| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 9/9/2010 Anasayfa | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Arama |
HAYKIRIS Bir o yana, bir bu yana kosturup kendi çevresinde dönüp duruyordu. Tüm vücudunu korku kaplamis siginacak bir yer ariyordu gözleri. Görmemek, görülmemek… Kucaginda bir bebek. Simsiki sarmis, yasatmak inadina yasamak.. Her yana bombalar yagdiriliyordu. Bir can havliydi. Sarmak… Kosmak… Bir tasin kogugunda iki büklüm olmus beklemekteydi. Bir haykiristi gözleri, her seye dair. Yüregini bastiriyordu. Sesleri duyuldukça. Bir an, her seyin dondugu bir an.. Gözlerinin anlamini yitirdigi an. Hiçbir kipirti yoktu, yüregini bastirdigi bebeginden. Sarsiyordu. Can havliyle… Sesleri duyulmasin diye sarmis, ölmemek için yüregini bastirmisti. Sevgiyi ölüme dönüstüren an’di.. Ölüme kucak açan sevgiye bir haykiris. Bir pandomimdi izledigim. Simdilerde bana hep o an’lari hatirlatan. Savasin yakiciligini, ölüme haykirisi zihinlere bir kez daha kazan. Ama alistik sanirim. Ölüme kucak açmaya, her defasinda yeniden ölmeye. Yillardir tükenmeyen savasla yasamayi ögrendik. Sevgiyle büyütmeyi hayal ettigimiz çocuklarimizi ölümün kucagina iterken. Bir ananin yüregi savastan kaçirirken bebegini, diger bir ana salivermekte yüregini… Yeter artik!.. Demek yetmiyor. Karakol sayisi arttikça, operasyonlar için sinirlara yigildikça, bombalar patlatildikça… Yeter artik!.. Demek yetmiyor. Yetmemeyi tanik oldugum iki olayla noktalamak istiyorum. Bir zaman araligiydi. Çocuklar oyuna dalmis kendinden geçmislerdi sanki. Her sey onlara aitti, bir bütün olmuslardi oyun dünyalariyla. Bir siren sesi duyuldu, polis arabasi sireniydi. Birden çocuklar kendi dünyalarindan kopup büyüklerin dünyasina yol aldilar. Hepsi bir yerlere kaçisiverdi. Saklaniyorlardi. Bir ses yükseldi. - Gittiler mi, çikalim mi? Diye. Bir kiz nöbetçi vaziyetinde. - Hala buradalar saklanin, diye bagiriyordu. Ve artik büyüklerinin dünyasindalardi. Yine baska bir zaman araligiydi. Baska bir çocuk dünyasi.. Yine oyuna dalmislardi. Ama bu oyun büyüklerinin dünyasindan izler tasiyordu sanki. Her birinin elinde oyuncak bir silah tek sira halinde yürüyüs vaziyetindelerdi. Komutan olani bagiriyordu. - Saldirin, vurun, diye. Savas dünyasina çekilmislerdi, kendilerini oraya ait hissederek. Iste bu iki olay. Çocuk olamadan büyümenin, bu savasi köklestirdigini gösterdi bana. Ve haykiriyorum: “Çocuklarimizi kendi dünyalarindan koparmayalim”diye.
Word'e Aktar |
| Yorum Yaz
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
© 2005-2007 Yeni Toplum Tüm Haklari Saklidir Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||