Ana Sayfa
6/9/2010           Anasayfa | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

Arama


Gelişmiş Arama

Kapimizin Önü

Neredeyse tüm ilericiler solun daginik olmasindan sikâyetçidirler. Kisacasi herkeste derlenip toparlanir miyiz? da takilan bir istegi görebiliriz. Bunu anliyoruz. Ama isin ilginç yani toparli görünenlere de bir güvensizlik tüm alanlardaki çalismalarda görülmekte.

Kategori  Kategori : Yeni toplum Proje Çalismalari
Yorumlar  Yorum Sayısı : 6
Okunma  Okunma : 1557
Tarih  Tarih : 22 Aralık 2007 04:15

                   "Kapimizin Önü"


 
                    Neredeyse tüm ilericiler “sol”un daginik olmasindan sikâyetçidirler. Kisacasi herkeste  “derlenip toparlanir miyiz?” da takilan bir istegi görebiliriz. Bunu anliyoruz. Ama isin ilginç yani  “toparli” görünenlere de bir güvensizlik tüm alanlardaki çalismalarda görülmekte.Partileri geçiyorum.Sendikalar tarihinin en güdük dönemini yasiyor. Demokratik Kitle Örgütleri diye adlandiracagimiz tüm yapilar son derce ciddi küçülmelere yasanmakta. Artik hiçbir sekilde sisteme muhalefet degil sistem içindeki “klik”lerin birbirine muhalefeti tartisma gündemimizde ve birkaç ciliz sesin disinda kitleler politik yönlenmelerini bu sistem kanatlari arasindaki tartismaya göre belirliyor.Tarih sahnesine 80 yillik süreçten dersler almis ve önemli birikimlere sahip olarak en aktif sekilde çikmamiz gereken bir dönemde tarih sahnesi disina itiliyoruz. Oyuncu olmaya degil bilinçli bir seyirci olma durumunun ötesine geçemiyoruz.

Kendimizde duydugumuz bu öfkeyi daha yüksek perdeden ve daha sert biçimde dile getirmemiz mümkün. Ve bence hak da ediyoruz.

 

Bu sikâyetlere kendi kendimizi tokatlamaya devam edebilir ve birçok insanin duygusuna tercüman olabiliriz. Ama bizim derdimiz hakli bir noktadan da çiksak duygu sömürüsü yapmak degil. Kendi kapimizin önünü temizlemeye baslayarak eski aliskanliklari kiracak alternatifler üretmek.

Iste Yeni Toplum çalisma atölyesi  “kapi önü temizlemenin” adidir.

 

Bir tespitten yola çiktik:“Demokratik Kitle örgütleri” kitlelerinin ihtiyaçlarini yasam karsisinda örgütleyememektedirler. Bireyi veya üyelerini toplantilardan toplantilara veya sendikal çalismalarda görmektedirler. Ki bu da siradan “üye”nin neredeyse hiç katilmamasi anlamina gelmektedir.Sendikalar veya diger kuruluslarin önemli bir kesimi “ekonomik” veya “politik” hedefler göstermekle yetinmekteler ve görev çizgilerini bu noktada belirlemislerdir. Bu eski bir anlayistir. Demokratik kesimin farkli yapilarda inanilmaz kitlesellestigi dönemlerde “sorunlar” sadece kiskirtilmistir. Ve asil çözüm hep “devrim” sonrasina veya iktidar sonrasina ertelenmistir. Yillarca yogun bir gençlik potansiyeline sahip olanlar bir tane yurt açmamistir. “Kadin” sorunu diye düzinelerce makale yazip ahkâm kesenler bir tek siginma evi açmamistir. Onlarca tutuklu arkadaslarimizin ailelerine ve çocuklarina ne ekonomik ne de sosyal katki konmustur. Yapilanlar ise sadece bazi arkadaslarimizin bireysel çabalari ile sinirli bir biçimde gerçeklesmistir.

Yine hemen sikâyete basladik degil mi?

Bunlari “sikâyet” olarak degil özelestiri olarak da algilayabilirsiniz. Çünkü o “geçmis”in bizler de parçasiydik.

Peki, ne yapalim ve nasil yapalim?

Kimsenin politik hedefleri ile ilgili bir tartismayi buraya tasimayacagiz. Bu çalismanin hedefi degil.

Aslina bakarsaniz önümüzde çok basarili bir çalisma örnegi de var bu topraklarda. Neredeyse tüm arkadaslarin içerigine muhalif olsalar da kabul ettikleri bir gerçekliktir “Islamci” kesimin örgütlenme ve çalisma modeli.

Isi yokusa sürmüyoruz. Inanç kismini geçelim. Geçmiste bizlerinde yasamlarini gözlerini kirpmadan veren inançli insanlarimizin oldugundan söz etmeye bile gerek yok. Islamci kesimin örgütlenme anlayisinin temeli düsünsel bagla ekonomik iliskilerin birbirini destekler biçimde sürdürülmesidir.

Elbette Islamcilarin sistemin özü ile bir çeliskisinin olmadigi bu anlamda da göz yumuldugu hatta desteklendigi söylenebilinir. Ki böyledir de. Ama sistemin göz yumdugu birçok örgütlenme bunlar kadar basarili da olamamistir.

Bu örnek bizim birebir kopya edebilecegimiz bir çalisma degil. Ama ciddi veriler tasiyor içinde.

Nereden ve nasil baslamaliyiz sorusu bir sonraki yazinin konusu olacak. Bir seye dikkatini çekmek istiyorum okuyucunun. Bir örgütlenme modeli tartismiyoruz. Böyle bir idamiz yok. Asil derdimiz var olan örgütlenmelerin sosyal ve insani ayagini olusturarak dernek-sendika-parti odalarindan yasamin içinde iliskilenmeyi hedefliyoruz. Buradan yeni bir anlayis çikar mi sorusu da sürecin belki de gelecek kusaklarin isi. Ama ayagimizi yere basmanin zamani geldi.

Eger bu “yere” basmanin temelini atabilirsek üzerimiz düsenin önemli bir bölümün tamamlamis sayabiliriz kendimizi. Sevgi ile. Vaner Alkaç- 20 Aralik- Persembe

 

Word'e Aktar Word'e Aktar | | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 3 yorum yazılmıştır.

Vaner Alkaç [ 14 Temmuz 2010 12:17 ]

Sevgili Yılmaz
Öncelikle katkılarınız için teşekkürler.
Doğrudur toplusal olarak örgütlenme geleneği son derece zayıf bir yapıyız. Bu sadece politik örgütlenme değil günlük yaşamımızı bile örgütlerken son derece gerekli davranışları gösteremediğimiz de bir gerçek.
Kapmızın önü yazısı kendi yaşamımızdaki düzenlemeleri ve öncelikleri doğru saptamadan en basit örgütlenmeleri gerekli özenle yapmadıktan sonra büyük denizlere açılmanın zorluğuna vurgu yapmakta. Önümüzdeki günlerde belirli alanlardaki ihtiyaçların üzerinden sendikalara gruplara veya bireysel giişimi olacaklara somut öneriler götürmeye çalışacağım. Katkılarınız bu tip çalışmalarda daha da önemli olacak.
Sevgi ile
Vaner Alkaç

mdn.yılmaz [ 11 Temmuz 2010 22:04 ]

mrb ,sevgili vaner bey okuyorum zaman zaman yazılarınızı Kapımızın önü güzel bir başlık nerdeyse tüm ilericiler solun dağınık olmasından şikayetçi diye başlıyan yazıya şöyle devam etmek istiyorum ,sağ sol diye değil toplum olarak hangi alanda düzenli hangi alanlarda birlik halindeyiz ,bir bakalım etrafımıza ,herkes te almış başını bir boşvermişlik ,kabullenmişlik sadece söyleniyorlar ,uygulama yok özüne sözüne sahip çıkma yok, adam sendecilik en büyük özelliği olmuş toplumun ,oysa bir söz vardır bilirmisiniz her koyun kendi bacağından asılır ,hiç inanmadığım ve onaylamadığım bir sözdür ,bir koyun leşi bir gün belki sahibini rahatsız eder ama, diğer günlerdeki koku etrafa yayılmaya başlar ,sağdan sooldan sesler yükselir rahatsızlığa dair ne yazıkki çözüm için hiç bir şey düşünülmez bu duruma benzetirim olayları ilk önce kendi kapmızın önü ve sonrası birer birer çoğalırsak bir bakmışızki görüntü değişmiş derlenip tolanmış ,güçlü toplumlar hailne gelmiş olucaz,yoksa siyesetçilerimiz ,hala sokak çocuğu kavgası görünümünde böyle devam ederlerse ,değil kapımızın önü dağınıklığımız kirliliğimiz nerlere ulaşır bilinmez. saygılar gönülden...

kivilcim [ 24 Eylül 2008 00:13 ]

Sevgili Vaner
Öncelikle hos bulduk.
Kusura bakma biz seni ayni sicaklikla,Sosyalist Forumda karsiliyamadik.
Politika güç olmaktir Vaner.
Aksi takdirde,ister istemez yasanan süreçte,senin disinda çatisan taraflardan birine eklemlenirsin.
Eger sürece müdahale edecek gücün varsa,müdahil olabilirsin.
Bu yazida, bundan böyle bu tür çatismalarin çok yasanacagini görerek,bu çatismalardan devrimci vazife çikartmak adina simdiden,sinifin örgütlenmesi,sinifla siyasetin nasil bütünlesecegi,sinifi örgütlemede,ona hangi araçlarla gidilecegi konusu islendi.
Dedigim gibi,güncel degil ama günceli çok yakindan ilgilendiren ve gerçeklestirilmesi gereken bir öncel.
kivilcim

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Yeni toplum Proje Çalismalari

En Çok Okunan Haberler

Vaner Alkaç Vaner Alkaç
KÜRT-TÜRK ÇATIŞMASI YOK FAŞİST TERÖR VAR
Nilsu Baycan Nilsu Baycan
12 EYLÜL REFERANDUMU VE EMEKÇİ CEPHESİ
Faruk Eroğlu Faruk Eroğlu
ÇEMEN GREVİ VE SORUMLULUĞUMUZ
Oktay Çaparoglu Oktay Çaparoglu
TEKERRÜR EDEN TARİH
Cemil Ertem Cemil Ertem
20. yüzyılın tasfiyesi-2
Alper Gürkan Alper Gürkan
Asimetrik Savaş Cephesinde Değişen Bir Şey Yok!
Nevin Önen Nevin Önen
SİLAHI DA KURŞUNU DA GÜZELLİK OLANLAR...
Umut Ileri Umut Ileri
İŞÇİ SINIFI ÖĞRENİYOR!
Gazi Eke Gazi Eke
Şeyh Bedrettin Ve Thomas Münzer Ayaklanması
Adem Yildiz Adem Yildiz
Gereksiz eleman: SU
Ayhan Bilgen Ayhan Bilgen
"DOGRU YER"?
HAYKIRIS

Anket

12 Eylülde yapılacak referandum da oyunuz ne olacak





Tüm Anketler

© 2005-2007 Yeni Toplum Tüm Haklari Saklidir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi