Vizyonumuz
Bu günün Türkiye'sinde en büyük politik bosluk "sol" yanimizin "felçli" olmasindan kaynaklaniyor diye düsünüyoruz. Ve biz sürekli bu "felçlilik" durumundan sikâyet etmek yerine önce sorunlarimizin kaynagini bulmaya dikkatimizi vermek istedik bu çalismayla.
Kategori |
: Vizyonumuz |
Yorum Sayısı |
: 3 |
Okunma |
: 496 |
Tarih |
: 09 Eylül 2008 23:38 |
Bu günün Türkiye’sinde en büyük politik bosluk “sol” yanimizin “felçli” olmasindan kaynaklaniyor diye düsünüyoruz. Ve biz sürekli bu “felçlilik” durumundan sikâyet etmek yerine önce sorunlarimizin kaynagini bulmaya dikkatimizi vermek istedik bu çalismayla. Evrensel olarak uzunca bir süre öncül sarsintilarini hissettigimiz büyük bir depremi yasadik 90’larda. Daha önceleri görkemli yapilar gibi görünen “bina”larin molozlarini bile üzerimizden atmis sayilamadigimizdan “felçli” oldugumuzu bile fark edemiyoruz. Ciddi olarak sakatlandik. Düsünsel olarak örgütsel olarak… Bir mücadele sürecinde yenilgiler olur, agir kayipla olur, geri çekilmeler hatta örgütsel olarak imha ile de karsi karsiya kalabilirsiniz. Bunlari bir sekilde onarmak yeniden toparlanip ayaga kalkmak mümkündür bilinciniz yerinde oldugu sürece. Deyim yerindeyse Sovyetlerin çöküsü ile biz bilincimizi kaybettik. Tüm vücudun kontrol mekanizmasi olan bilinç islevini göremezse hiçbir organa gereken uyarciyi gönderemiyor demektir. “Felçli” durumda kalmamizin nedeni de bu bize göre. Yeni Toplum sitesi ile yapmaya çalistigimiz “seylerin” en basinda da sol bilincin veya sistematigin yeni veriler isiginda olusturulmasina katki koyabilmektir. Bu zaman alici bir çalisma olabilir. Bir yandan Yeni Toplumcu düsüncenin ana çizgilerini ortaya çikarmaya çalisirken, ilerici, demokrat, aydin, tüm kesimlerin, iliskilenmesine katki koyabilmek de hedeflerimizin arasinda. Yani, bir yani ile yeni bir sistematik yaratmaya çalisirken, diger yandan da network olusmasina da katki koymaya çalisacagiz. Yine bu süreçte ihtiyaç duyulan konularda ve pratik islerde, uzmanlasma, derinlesme saglamak amaci ile “work shoplar”lar olusturmaya çalisacagiz. Isimizin kolay olmadigini biliyoruz. Küçük küçük adim atmayi ögrenmeden de kosulmuyor ki…
Word'e Aktar |
| Yorum Yaz
Bu habere toplam 3 yorum yazılmıştır.
Vaner Alkaç
[ 26 Ağustos 2009 12:08 ]
Sevgili Nilsu
Düşünclerinin ve bir anlamda önerilerinin bir kısmına katılıyorum. Bir kısmı da geliştirilmesi gerekli gibi geliyor bana.
Aşağıdaki linklerdeki yazılarda burda dile getirdiğin soru ve sorunlara cevap arama isteği vardır.
Geçmişin değerlendirilmesine çok önem verdiğimiz hatta radikal ifadelerle tabulara yönelmemiz nedeniyle de ağır eleştiriler aldığımız da bir gerçek.
Bir çok arkadaşın düştüğü yanılgıyı side de görmek üzücü. Buna pek şaşırmıyoruz.
Anladığım kadarıyla mücadelede işçi sınıfının rolünü eski değerlendirmelere oranla azalttığımız kanısına varmışsınız. Bir yanıyla doğru... Ama dünya genelinde gelişen teknolojiye de bağlı olarak kafamızdaki "işçi" sınıfı tanımlamasını değiştirmemiz gerektiği gerçeğinin irdelenmesini zorunlu görüyoruz.
Kısacası hem teorik hem de buna bağlı olarak son derece karmaşık pratik sorunlarımız var. Bu çalışma (Yeni Toplum) herşeyi masaya yatırarak hiçbir tabuya ayrıcalık tanımadan doğru düşünsel hattı araştımak ve geliştirmek için oluşturuldu. Dilerseniz sizi de aramızda görmek sevindirir. Size bir köşe ayıralım ve konularınızı dilediğiniz sıralama ile gündeme getirin ve tartışalım. Ne dersiniz?
http://www.yenitoplum.org/ytp/yazar.asp?yaziID=19
http://www.yenitoplum.org/ytp/yazar.asp?yaziID=149
http://www.yenitoplum.org/ytp/yazar.asp?yaziID=49
Nilsu
[ 25 Ağustos 2009 21:47 ]
Mücadele açısından doğru bir noktaya parmak basmakla birlikte,yeni bir bakış açısı oluşturmaktan ve yaralarımızı sarmaktan söz etmişsiniz.Bizleri yıkanın Sovyetlerin çözülüşü ya da 1980 Darbesi veya 1968 yıllarındaki mücadelenin başarısızlığı diye devam edebileceğim maddelerin neden olduğunu söyleyebiliriz.
Peki yeni bir oluşum içine girerken önce geçmişin değerlendirmesini yapıp hatalarını bulmak gerekmez mi?Önce tarihsel materyalist bir bakış açısı ile değerlendirme yapıp daha sonra yapılan yanlışlarının düzeltilmesi ile yükselmez mi mücadele?
Gerçekleşen pratiğin teoriden bir çıkarım olduğunu varsayarasak eğer teorik bir yanlış yaptığımız yanılgısına kapılırız.Ancak pratikte doğrulanan Marksist siyasi-ekonomişk-toplumsal çözümlemeleri bugün kapitalizmin krizlerle sarsıldığı anlarda en iyi şekilde görürken,bu teorinin yanlış olduğunu söyleyemeyeceğimize göre; bize düşen asıl görev o dönemlerdeki teori-pratik uzlaşmazlıklarını bulmak ve bundan çıkarım yapılarak bir taban hareketi oluşturmak değil midir?
Sınırlarımızın sanal alem olmadığının hitap ettiğimiz kesimin ''ilerici aydın tabaka'' olmadığının farkında olduğunuzu yazılan yazılardan az çok tahmin ediyorum.Ancak ben yine de toplumun asıl dinamiklerinin ''bilinçli'' kesim değil de üretim ilişkilerinde en büyük rolü oynayan kesim olduğunu hatırlatmak istiyorum ve bir işçi-emekçi hareketi durumunda bizlerin yalnızca bu harekete şekil vermekte görevli olduğumuzu (bir anlamda Bolşevik Parti görevi gördüğümüzü) belirtmek istiyorum.Yapılan en büyük hatayı görmezden gelip de sistemi bunun üzerine kurarsak eğer,aynı yanlış temel üzerine bina yapmış oluruz yalnızca...
Mücadeleyi somuta indirgeyebilmek ve her birimizin yazdığı yazıların dışında yaşamında da bu mücadeleyi en iyi şekilde yansıtması dileğiyle...
Hoşçakalın...
NİLSU
Oktay Çaparoglu
[ 14 Mart 2009 17:55 ]
Merhaba.
Vizyonunuzun somutlastirilmasina dönük sosya-politik projeler gibi bir hazirliginiz var mi?
Elestiriler dogru bir halkadan yakalasa da zinciri pratik anlamda teoriler ete kemige büründürülmeden çok fazla bir anlam ifade etmeyecektir.
Yapilacak çalismalardan haberdar olmak ve elimden geldigince katki sunmak isterim.
Sevgiyle...
Yorumların tamamını okumak için tıklayın.
Vizyonumuz |
En Çok Okunan Haberler |
|
|
|
|