Ülkemizin yöneldiği iç ve dış barışın, ekonomik gelecek planlarının, demokratik toplum beklentilerinin arasına kendi beklenti ve çilelerini iliştirdiler onlar bugünlerde ve "Engelli Açılımı İstiyoruz" diyerek Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a seslerini duyurmaya çalışıyorlar.
Biz de "Yeni Toplum" olarak bu hareketin bize ulaşmasını sağlayan Nazlı E. ile bir sohbet yaptık...
Lars Von Trier'in “Dancer In The Dark (Karanlıktaki Dansçı) adlı şahane bir filmi vardır. Yönetmenin enteresan tarzına alaka duyanlar muhakkak bilirler fakat Von Trier pek fazla ortalıkta gezen birisi olmadığı için çoğu kimse adını bile duymamıştır.
“Dancer In The Dark,” Björk'ün canlandırdığı Selma Jezkova adlı bir kadının sonu idama varan dramını işliyor: Gözleri kalıtsal olarak bozuktur ve belli bir dönemden sonra giderek işlevini yitirir ve neticede kör olur. Çekoslovakya'dan ABD'ye göçmüş, işçilik yapmakta ve bir karavanda küçük çocuğuna bakmaya çalışmaktadır. Bu zorlukların yanında çocuğunun da kendisi gibi ilerde kör olacağını bildiği ve bundan onu kurtarmak için lazım gelen ameliyatı için gizli gizli para biriktirir...
Sonunda işler oldukça karışır ve oğlunun ameliyat parasını kurtarmak için cinayet işlemek zorunda kalır ve idama mahkum edilir. Bu durumu sonradan öğrenen bir arkadaşı onu kurtarmak için bunu dile getirmek ister ve “oğlunun bir anneye ihtiyacı var” der...
Sanırım filmin en ciddi sahnesidir bu. Çünkü Selma der ki:
“Hayır, anneye değil; sadece gören gözlere ihtiyacı var...”
Ömrü boyunca kör olma korkusu yaşamış birinden, sonunda gözlerini kaybedip karanlığa mahkum olmuş birinden de bu sözlerin gelmesi doğal: Çünkü onun hayata dair önceliği de doğal olarak kendi ıstırabı, beklentileri ve engeli ile alakalı...
Türkiye'de ıstırabı, beklentileri, engelleri ve yani “gerçek gündemi” bizlerden çok daha farklı olan 12 milyon engelli vatandaşımız var. Bir kısmı doğuştan, bir kısmı sonradan engelli olan; bir kısmı akraba evliliğinden, bir kısmı hastalıktan olan; bir kısmı kendi halinde yaşan, bir kısmı özel imkanlara kavuşmuş olan; bir kısmı halinden memnun, bir kısmı her anına isyanlar sığdıran... 12 milyon insan...
Ülkemizin yöneldiği iç ve dış barışın, ekonomik gelecek planlarının, demokratik toplum beklentilerinin arasına kendi beklenti ve çilelerini iliştirdiler onlar bugünlerde ve “Engelli Açılımı İstiyoruz” diyerek Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a seslerini duyurmaya çalışıyorlar.
Biz de “Yeni Toplum” olarak bu hareketin bize ulaşmasını sağlayan Nazlı E. ile bir sohbet yaptık...
* Evet Nazlı; bize biraz kendinden bahseder misin?
* Aslen de Yalovalı mısın yoksa oraya sonradan mı göçtünüz?
-Annem Vanlı, babam İranlı. Ben de Yalova'da doğdum.
* Anne Van, baba İran'dan... Akrabalık sınırlararası mı?
- Güzel soru. Dedelerimiz arazi yüzünden tartışmışlar ve annemler küçükken babamlar İran'a göçmüşler
* “Cam-kemik rahatsızlığım var dedin,” rahatsızlığının geçmişinden bahseder misin?
* Sana tesiri nedir peki hastalığının?
-Hastalık kemiklerde hassasiyete sebep oluyor. On iki yaşıma kadar kemiklerim hep kırılırdı. Vücudum gelişmedi ve ses tonum farklı kaldı.
* Rahatsızlığının akraba evliliğinden kaynaklandığını ve annenin kederinden ileri geldiğini söylüyorsun. Ülkemizde oldukça yaygın bu durumlar değil mi?
-Evet ama dediğim gibi kimse Allah vergisi demez, illa bahane üretirler. Oysa ülkemizde engelli çok...
Türkiye'de On İki Milyon Engelli Var...
* Evet, sanırım 12 milyon... doğru mu?
- Evet
* Bu sayı 70 milyonluk bir ülke için çok fazla değil mi? Yani neredeyse beş kişiden birisi engelli...
- Ve bunun 3 milyonu topluma çıkma cesaretine sahip...
* O zaman ülkemizde ciddi bir sorun değil mi bu? Neden bu kadar fazla?
- Evet gerçekten çok ama çoğu doğal afet veya alkol, sigara vb. sebepten dolayı engelli.
* Bu on iki milyonun çoğunluğu sonradan engelli olanlar mı oluşturuyor?
-Hemen hemen... Çünkü Yalova'da çoğu depremden, trafikte veya doktor hatası sonucu engelli kaldı.
* Ülkemizin beşte birini olşturan bir kitle hak ettiği ilgiyi görebiliyor mu sizce?
- Yok malesef
Toplumda Üzaylı Muamelesi Görüyoruz...
* Az önce “toplumun içine çıkma cesareti olanların sayısı 3 milyon” dedin. Bunu biraz açar mısın? Tam olarak ne demek istedin?
- Yani 12 milyon engelliden 3 milyon, belki daha azı toplumun içinde. Çünkü her sokağa çıktımızda boyumuz yüksekliğinde kaldırımlar, rampa önünde park edilmiş otomobiller, uzaylıymışız gibi bakışlar, sadaka verenler, “ah vah” diyenler, dalga geçenler vs. var. Bu sebeplerden dolayı çoğumuz eve mahkumuz. Toplu taşıtımız bile yok... Hoş, olan da aktif değil zaten..
* Bir dönem bazı kanunlar çıktı, engellilerin çalıştırılması zorunluluğu ile ilgili... İçeriği neydi tam olarak?
- Evet özel şirketlerde vs. zorunlu engelli çalışanlar alınacaktı ama daha, rahat çalışan engelli görmedim; çok nadir çalışan var.
*Kamuya da alınacaktı değil mi? Alındı mı? Biliyor musun?
-Evet ama dediğim gibi daha öyle bi' engelliye rastlamadım... 319 engelli arkadaşım oldu halde.
* Şimdi sen hepiniz için en büyük sorunun ne olduğunu düşünüyorsun?
* Oysa her an birimiz geçireceği bir trafik kazasıyla bacaklarımızı bir daha kullanamayabiliriz... O zaman neden böyle bir tavır var sence?
- Vallahi 24 yıldır ben de anlamadım neden oluyor. Hatta bir anım var izninizle anlatayım...
* Tabi ki...
- Bir gün 3 Aralık kutlaması vardı. Konuşma esnasında bir milletvekili sahneye çağrıldı, güne özel konuşma için. Dedi ki engellileri anlamıyordum, ta ki kolum kırılana kadar. Şimdi onları anlıyorum. Bir arkadaşım dayanamadı, “madem öyle ayak ve kollarınızı kırmalıyız bizi anlamaları için” dedi...
*Şu günlerde sesinizi duyurmak için yeni bir hareket başlattınız... anlatır mısın?
- Evet. Malesef medyada ne popülerse o göze çarpıyor sadece. Baktık aylardır açılımlar popüler oldu basında, biz de “Engelli Açılımı İstiyoruz” projesi yaptık. Ama bunu önce msn iletisi olarak Hakan arkadaşımızla başlatmıştık, sonra da grup kurduk Facebook'ta. Ama bir hayli katılımcı var...
Bu projeyi 5 dernek ve 5 engelli sitesi destekliyor...
* Kimler bunlar?
-Kayseri Engelliler ve Aileleri Derneği (Başkan: Ömer Meleseferi,) Kırıkkale Engelliler ve Dostları Derneği (Bşk: Bülent Yıldız,) Yalova Yeni Yaşam Engelliler Derneği (Bşk: Murat Aslanhan,) Türkiye Sakatlar Konfedarasyonu (Bşk: Zülfikar Akar,) Türkiye Sakatlar Derneği Mersin Şubesi (Mürsel Çiftçi,) www.isimsizsevda.com , www.senistersen.com , www.engelolmayin.com , www.engelliler.biz.com , www.tosyam.com, www.engelsiziz.org .
Bir de benim de program yaptığım www.yaralim.com var tabi...
* Haftada bir gün mü yoksa hergün mü program yapıyorsun orada?
- Hergün program yaparım. Ama haftaiçi engellileri konuk alırım, haftasonu da başkanları. Program saati günduz 11:00 ile 15:00 arası...
Cumhurbaşkanı'na Gidiyoruz...
* Evet projeden bahsediyorduk...
- Ben, Emrah ve Hakan yoğun çaba ile bayağı duyurduk projemizi. Dün Türkiye Sakatlar Konfedarasyonu Sekreteri Rıfat Emekçi'ye ulaştım. Projeyi mail ile yolladım. 18 maddeli projemizi beğenmiş ve 3 Aralıkta Cumhurbaşkanı'na ve Başbakan'a gidecek dosyalar arasında bizim projemizin de yer aldığı müjdesini verdi bize.
*Bu güzel bir gelişme. Peki, neler bekliyorsunuz bu proje ile?
- Evet oldukca güzel. Aslında hiçbir beklentimiz olmadan umutsuzca başladık bu projeye, hatta engelli kardeşlerimiz bile “bırakın; bizi gören, duyan mı var?” dediler ve hala diyorlar. Ama biz de artık sadece 3 Aralıkta veya Mayısta ve hele hele oy zamanında (BİNALARINI BİLE GÖREMEDİĞİMİZ) partiler tarafından hatırlanmak istemıyoruz. Tek isteĞimiz artık anlasınlar, ENGEL DEĞİL ENGELLENENİZ...
*Cumhurbaşkanı ve başbakana olan taleplerinizi oluşturan maddeleri öğrenebilir miyiz?
- Tabi ki... Ama sadece Cumhurbaşkanı'ndan veya Başbakan'dan istemiyoruz ki: Devleten çok toplum bizi engelliyor...
* Ama neticede toplumu yönlendirecek mevkide insanlar bunlar...
- Elbette...
* Nedir bu talepler?
- 1. Türkiye Engelliler Bakanlığı’nın kurulması, tüm illerde İl Müdürlüklerinin oluşturulması.
2. Fizik tedavisinin evden çıkamayan engelli arkadaşlarımıza haftada bir defa bir uzman tarafından uygulanması ve takip edilmesi.
3. Engellilerin kullanımına uygun toplu taşıma araçlarının çoğaltılıp faaliyete geçirilmesi.
4. Eğitim alanında engelli bireylerin karşılaşması muhtemel engellerin asgariye indirilmesi, bu doğrultuda yapılan çalışmaların artırılarak sürdürülebilirliğinin
sağlanması
5. Engellilerin internet ve telefon (ücreti) indirim haklarına sahip olmaları.
6. Sağlık problemleri her insan için olduğu gibi engelli bireylerimiz için de önem arzetmektedir. Ortez, protez alanında faaliyet gösteren firmaların yeniden ve sağlıklı bir şekilde düzenlenmesi ve periyodik olarak denetimlerinin sağlanması.
7. Korumalı İşyerleri Uygulamasındaki boşlukların bir an evvel yönetmeliklerle doldurulup hayata geçirilebilir hale getirilmesi. (Bu konuda ilgili kurumlar başta olmak üzere hiçbir kurum görevlilerinin gerekli bilgiye sahip olmadıkları gözlenmektedir).
8. Engelli ve engellilikle ilgili tüm mevzuatlar bir yasa altında birleştirildiği gibi engelli ve engellilik alanında hizmet veren kurum, kuruluş ve STK’ların da bir mevzuat altında birleştirilerek, çalışabilirliklerinin kolaylaştırılması
9. Kabartma tuşlu bankamatiklerin çoğaltılması
10. Ücretsiz ambulans hizmetinden, tüm engel gruplarının yararlanabilmesi.
11. Mimari erişebilirlik kapsamında şehircilik çalışmalarının engelli bireylerimiz de göz önünde bulundurulmak suretiyle yeniden düzenlenmesi
12. Kamuya açık tüm alanlarda, engelli vatandaşların rahatlıkla ve bağımsızca kullanımına uygun asansör ve rampaların dizayn edilmesi.
13. Tiyatrolar başta olmak üzere, sosyal ve kültürel faaliyetlerin yaygın olduğu alanların, engelli bireylerin ulaşımına uygun dizayn edilmesi.
14. Şehir içi trafik sinyalizasyonlarının görme engelli bireyler göz önünde bulundurularak yeniden düzenlenmesi
15. Mesleki yeterlilik ve mesleki rehabilitasyon alanlarında engelli bireyler dikkate alınmak suretiyle, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinin, konumu ve statüsünün yeniden düzenlenmesi.
16. Her ilde belediye ve valilik bünyesinde ENGELLİ DANIŞMA BİRİMLERİNİN kurularak işlerliğinin sağlanması.
17. İzmir'deki gibi refakatçilerin toplu ulaşım kartı olmasını ve engellilerin yanındaki yakınlarının ulaşım araçlarından ücretsiz yaralanması.
18. Engelli okullarındaki öğretmelerin daha eğitimli olması.
19. Hastahane raporlarında engelli raporlarıyla ilgilenilmesi ve tam % hesabi oranı istenmesi.
* Belki biraz siyasi görülebilir ama toplumun bir bireyi olarak ülkemizin yapmaya çalıştığı Ermeni-Kürt-Alevi açılımlarını nasıl değerlendiriyorsun?
- Aslında dedim ya açılımlar medyada gündemde o yüzden adını öyle yazdık.
* Tamam ama bunları nasıl görüyorsun?
-Hımm... Güzel soru...
* Cevap vermek istemezsen anlarım...
- Veririm ama siyasetle aram pek yok...
* Siyasal olarak değerlendirmen gerekmiyor. Bir vatandaş olarak olumlu mu yoksa olumsuz mu bakıyorsun?
- Bence insan ayrımı yapmak hoş değil: Kürt, Türk, Ermeni, Alevi vs. Ayrım yapmak çok yanlış geliyor bana ama ben hep yorumsuz kalmaktan yanayım ve ne yazık ki engelli ayrımı da başladı...
* Nasıl bir ayrımı kastediyorsun?
- Ayrımdan kastım körler grubu, spastikler grubu, ortapedikler grubu... oysa hepimiz bir olsak daha da güçlü oluruz. Oysa o gruplar bizi dışlıyor ama Emrah'ın msn üzerinden kurduğu grupta adı "Yürekte Engel Olmasın" her çeşit engelli var. Tabi dernek başkanları ve Star tv muhabiri, Uğur Dündar'ın yardımcısı Erol Can da aramızda gönüllü
* Yani “engelliler içinde de bir bütünlük yok” mu demek isyorsun?
- Aynen öyle malesef bütünluk yerine menfaat için gruplaşanlar var. Bizim amacımızsa bir çatı altında toplanmak.
* Peki bunun için nasıl bir çağrı yapmak istersin?
- Tek bilek, tek yürek olalım; el ele verip engelleri aşalım; engelli değil de engellenen olduğumuzu kanıtlayalım...
* Umarız ki bunlar olur ve sizler de herkes gibi kendinizi ifade ederek aşmanız gereken şeyler için bir kolaylık bulursunuz Nazlı...
Son olarak söylemek istediğin bir şey var mı?
- Yok. Bizi destekleyen herkese çok teşekkür ederiz...
Alper Gürkan
gurkanalper@yahoo.com
Yeni Toplum