| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 6/9/2010 Anasayfa | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Arama |
Ölümünün 25. Yılında Yılmaz Güney İçin Ne Dediler?Milliyet Sanat dergisi 128. sayısında (Eylül-2009) ölümünün 25. yılında Yılmaz Güney'i andı...
Milliyet Sanat dergisi 128. sayısında (Eylül-2009) ölümünün 25. yılında Yılmaz Güney'i andı...
Cüneyt CEBENOYAN (Sinema Yazarı): “Meksika sinemasının ünlü ismi Alejandro Gonzalez İnnaritu('Paramparça Aşklar ve Köpekler'; 'Babil' vb. Yönetmeni) ” sinema yapmaya “Yol”u seyrettikten sonra karar vermiş. Ve “Yol”daki çok karakterli anlatım yapısını kendi sinemasına uyarlayarak “hyperlink” de denilen, “kesişen hayatlar”ı anlatan alt-türü başlatmıştı...”
“Nuri Bilge Ceylan, Cannes'da 'Uzak'la aldığı ilk büyük ödülünü Yılmaz Güney' adamıştı. Nitekim 'Uzak,' Güney'in temel temalarını; yani işsizlik, yoksulluk ve çaresizliği, kasabadan gelip şehirde çaresizce iş arayan kahramanıyla yeniden gündeme getiriyordu. 'Üç Maymun'daki patronun suçunu üstlenen şoförün bir benzeri, 'Baba'da da başroldeydi...”
Atilla Dorsay (Sinema Yazarı): “Yaşasaydı, kimbilir daha ne üzel filmler yapacaktı. Ve belki son 'Kürt Açılımı'ndan da çok mutlu olacaktı, olasılıkla onda katkısı da bulunacaktı...”
Seyfi Teoman (Yönetmen): “Bu topraklarda sinema yapmak isteyen herkes önce Yılmaz Güney'le yüzleşmelidir...”
Hüseyin Karabey (Yönetmen): “O, insanların tek başına yapamayacağı kendisinin de tek başına gerçekleştiremeyeceği işleri kolektif bir üretim süreci ile en üst noktaya getirmeye muktedir bir insandı...”
Derviş Zaim (Yönetmen): “Güney sözkonusu olduğunda, onun Türk Sineması'ndaki ve Türkiye'deki özgürlüğün hacmini büyütmeye çalıştığını söylemek mümkündür. Ama benzer bir yorumu, onun filmlerinin biçimi sözkonusu olduğunda tekrarlamak mümkün müdür, emin değilim...”
Özcan Alper (Yönetmen): “Doğal olarak bugün henüz onun aşılamadığını söyleyebiliriz. Ama burada şu hataya düşmemek gerek: Onu sadece mitleştirirsek ya da onun yetmişlerde yaptığı sinemanın aynı biçimlerini kullanarak sinema yaparsak gerici bir konuma düşmüş oluruz...”
Mahmut Fazıl Coşkun (Yönetmen): “Yılmaz Güney Sineması, soğukkanlı bakıldığında, kendi içinde zaaflar biriktiren ama bir o kadar da şaşırtıcı bir sinema bana kalırsa. Lütfi Akad, Metin Erksan, ve benzeri yönetmenlerle asıl karakterini bulmaya başlayan Türk Sinemasının en kabiliyetli oyuncusu olabilecekken 'kaba ideoloji'nin kollarına düşerek sinemasını zayıflatmayı; ancak daha çok insana ulaşmayı başarmış bir sinemadan söz ediyoruz Yılmaz Güney'den bahsederken...”
Sırrı Süreyya Önder (Yönetmen): “Güney büyük oranda sezgileriyle bulduğu, ancak içinde bulunduğu siyasal ortamın yönlendiriciliği de hesaba katıldığında anlaşılabilecek bu değişim sürecinde, sosyalist-isyankar-devrimci-ezilenler adına konuşan bir insana dönüşecektir. Bu süreç, bugün 90 yılı aşan tarihi içinde sinemamızda onu benzersiz bir hale getirmiştir...”
Hande Öğüt (Gazeteci-Yazar-Eleştirmen): “...yıllar geçip de feminis bilincimi yükselten okumalar yaptıkça anladım ki tüm filmlerinde ve hatta çevresinde kurulan aurada bir maşist keskinlik, bir eril aşırılık, ahlakçı tavır alış, erkten kaçarmış gibi görünen eril iktidara yöneliş, geleneğin kutsanışı, silah tapınımı, eikıyalık fetişizmi, mafya, gangster ilişkileri, fallus mistifikasyonu, hegemonik erkekliğin üretilişi ve ataerkinin beslenişi vardı...”
Agah Özgüç (Gazeteci-Yazar-Eleştirmen): “1983'te filmleri toplatılan, isminden söz edilmesi yasaklanan ve aynı yıl Türk vatandaşlığından çıkarılan Yılmaz Güney, 1984'ten beri Paris'teki Pére Lachaise mezarlığında yatıyor. Ülkesinden uzak, bir “vatansız ölü” olarak...”
Alper Gürkan yenitoplum.org
Word'e Aktar |
| Yorum Yaz
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
© 2005-2007 Yeni Toplum Tüm Haklari Saklidir Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||