| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 6/9/2010 Anasayfa | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Arama |
MILLI GEYIKÇILER VEYA "MILLIYETÇI GEYIKÇILER-1"Ben onlara "milli geyikçiler"diyorum. Bazilari "showmen" bazilari da "stand up comedyen" gibi adlar da veriyor.
Ben onlara “milli geyikçiler” diyorum. Bazilari “showmen” bazilari da “stand up comedyen” gibi adlar da veriyor. Belki de en güzel “ Dogan Medyanin oyuncaklari” tanimlamasi açiklayici olur diye düsünüyorum. Bu “oyuncaklar” ifadesini de “yasal” sikinti nedeniyle koydum. Oyuncak sözcügünün yerine okuyucu, “yaraticiligina”, Bedri Rahmi’nin deyisiyle “en az üç dilde” avurdunu doldurus yetenegine, bagli olarak, diledigi sözcügü yerlestirebilir.
Bu “showmen”lik de bir çok sey gibi batidan kopya edilmeye çalisilmis. Ve arkasinda son derece ciddi bir entelektüel birikim vardir, izleyicisi ile yaraticisi ile ve sunucusu ile. Ve bastiklari toprak sosyo-politik elestiridir. Bizim bu “kopya” “showmen”lerimizden Okan Bayülgen de sanirim eksikligi fark etmis olacak ki yavas yavas politik”lesme çabasini programlarina sokmaya çalisiyor. Olsun dedik beceriksizce de olsa bu da bir seydir. Temkinli bir sevinçle sinirlerimiz elverdigince programlarini izlemeye çalistik. Özellikle “sade vatandas” adi altinda olusturdugu programi izlerken dislerimizden olma tehlikesini de göze aliyorduk. Garibim, kamuoyunu ilgilendiren farkli konularda konuklar çagiriyor. Ama bakiyor ki konuklar “çizmeyi asabilir” hemen sazi eline aliyor ve biz konuklar yerine Bayülgen’in dedesinden kalma entelektüel birikimini izliyoruz. Hürriyet 3 Mayis 2001 Önceki gün üvey babasi Ismet Görgün'ü kaybeden ve ‘‘Onu gerçek babam sayiyorum’’ diyen Okan Bayülgen'in geçmisi, Atatürk'ün, Kuran-i Kerim'i Türkçeye tercüme ettirdigi meshur alim Elmalili Muhammed Hamdi Yazir'a kadar uzaniyor. Okan Bayülgen, dedesi Muammer Akman'i ise ‘‘Odasinda Hitler ve Mussolini'nin resimleri vardi. Hayrandi onlara. Dedem çok tatli bir fasistti’’ sözleriyle aniyor. ![]() “Mimar Sinan Üniversitesi'nin konservatuar bölümü sinavlarini kazanir, 1989'da MSÜ Devlet Konservatuari'ni bitirdikten sonra ayni üniversitenin Sosyal Bilimler Fakültesi'nde mastir yapar. “ ![]() Dogan medyanin bu “yaramaz” “çocugu” giderek yeni politikalari da TV ye basarili(!) sekilde uyarlamaya basladi. Hani devlet Kürtçeye izin verdi ya (!), o da tahminen 13- 14 yaslarinda bir Kürt çocuk bulup gece yarisi programinda konuk etmis. Ve benim izlemeye dayandigim yarim saat boyunca Beyaz Türklerin önünde agirbasli yazarlardan –ki bu tip programlarda ne ise yaradigini anlamakta zorluk çektigimiz- Hakki Devrim’in izni ile bu çocukla alay etti. Bir baska Kürt sanatçinin da katildigi bu gösteri Kürtleri asagilamakla kalmiyor Kürtlerin kavgasini da sulandirmaya çalisiyordu. Bunlari anliyoruz. Dedesinden kalan bir mirasin takipçisi. Ama bir çocugu malzeme yapmasini igrenç buluyoruz. Ve avurdumuzu doldura doldura çok igrençtiniz Bayülgen diyoruz. Vaner ALKAÇ
Word'e Aktar |
| Yorum Yaz
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
© 2005-2007 Yeni Toplum Tüm Haklari Saklidir Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||